Beyazıt Meydanı


Beyazıt Meydanı, 393 yılında İmparator Teodosius döneminde şehrin en büyük meydanı olarak inşa edilmiştir. Teodosius Forumu adını taşıyan meydan, 1204’teki Latin istilası sırasında tüm kent gibi, büyük hasar görmüş ve harabeye dönmüştür.

Meydanın kuzeyinde, Fatih Sultan Mehmed’in yaptırdığı şimdi yok olmuş olan “Eski Saray” denilen ilk saray bulunur. 16. yüzyılda II. Bayezid, meydana camii, iki türbe, medrese, sıbyan mektebi, imaret, çeşme ve hamamdan oluşan külliyeyi yaptırır. Külliye önündeki meydan da Beyazıt Meydanı olarak anılmaya başlar.

1930’larda Beyazıt Meydanı
Feza Kürkçüoğlu Arşivi
1940’larda Beyazıt Meydanı.
Feza Kürkçüoğlu Arşivi

Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde şehirdeki en büyük meydanlardan biri olan Beyazıt Meydanı, çok sayıda olaya sahne olur. Devlet törenlerinin ve idamların yapıldığı meydanda, I. Dünya Savaşı sırasında İngiliz uçaklarının bombalarıyla kraterler açılır. 1924’te bu kraterlerin yerine oval bir göbekle fıskiyeli bir havuz inşa edilir. 1957’de Adnan Menderes tarafından yönetilen “İmar Hareketleri” sırasında da bu havuz kaldırılır.

Meydan 27 Mayıs 1960 Darbesi’nden önce gösterilere sahne olacak, öğrenci Turan Emeksiz’in meydanda öldürülmesinden sonra da meydanın ismi Hürriyet Meydanı olarak değiştirilecektir. 12 Eylül 1980 Darbesi’nden sonra ise meydanın ismi Kenan Evren’in “Bir kişi orada vuruldu, öldürüldü diye ismini değiştirmeye gerek yok” demesiyle birlikte yeniden Beyazıt Meydanı olur.

1960’larda çok sayıda miting ve gösterinin yapıldığı meydan, 1974’ten sonra devrimci öğrencilerin en çok buluştuğu, mitinglerin ve cenaze törenlerinin yapıldığı mekân olarak hafızalara yerleşti. Darbenin ardından 1990’lara kadar görece sessizliğini koruyan meydan, 1990’lardan sonra özellikle Yükseköğretim Kurulu (YÖK) karşıtı gösterilerle tekrar gündeme geldi.

Beyazıt Meydanı yeniden düzenleniyor, 2021. 
Video-Fotoğraf: Çağrı İşbilir